Sıddık İsmi ile Şereflendirilen Hz. Ebu Bekir (r.a.)’ın Üstün Ahlakı
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vefatından sonra yaşanan “Dört Halife Dönemi”, İslam dininin Arap Yarımadası’nın sınırlarını aşarak yayıldığı bir dönemdir. Önemli zaferlerin kazanıldığı ve Müslümanların huzur ve refah içinde bir hayat sürdürdükleri bu dönem, Peygamberimiz (sav)’in ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’ın nüzulü ve Hz. İsa (a.s.)’ın zuhuru ile müjdelediği Altınçağ’ın geçmişteki güzel bir örneğidir. Bu dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir (r.a.), merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir Müslümandır.

Andolsun, Lukman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, artık o, kendi lehine şükreder. Kim inkar ederse, artık şüphesiz, (Allah,) Gani (hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan)dır, Hamiddir (hamd yalnızca O'na aittir).(Lokman Suresi, 12)
Yüce Allah, Sahabe-i Kiram’ın ihlaslı tavırlarını tarih boyunca yaşamış olan tüm Müslümanlar için bir örnek kılmıştır. Onların o dönemin çok zor şartları altında verdikleri halisane mücadele, yaşadıkları derin iman coşkusu ve sadakat, Allah’a olan sevgileri, Peygamberimiz (sav)’e olan düşkünlükleri Allah’ın izniyle İslamiyet’in kısa sürede tüm dünyaya yayılmasına ve insanların geniş kitleler halinde hak din ahlakına yönelmesine vesile olmuştur.
Bakara Suresi 200-202:
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in mübarek eşlerinden ilki Hz. Hatice (r.a.)’dır. Ilk Müslümanlardan olan Hz. Hatice (r.a.) validemiz, basireti, güzel ahlakı, derin imanı ve kararlılığıyla her zaman müminlere en güzel örneklerden biri olmuştur. Bu değerli insan, yaşadığı müddetçe Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e büyük destek olmuş ve Kuran ahlakının yayılmasında maddi ve manevi olarak büyük çaba göstermiştir.






