Kuran'da Yalnızca Müminlere Yönelik Sırlar Gizlenmiştir
Kuran’ı okuduğumuzda, Müslümanların anlaması ve bilmesi gereken en temel hususların açıkça izah edildiğini görürüz. Kuran’da Allah yaratılışın nasıl olduğunu anlatmıştır. Şeytan’ı tanıtmış, helal haramları bildirmiş, Peygamberlerin hayatlarını haber vermiştir. Dünya hayatının bir imtihan yeri olduğu ve asıl yurdun ahiret hayatı olduğu bildirilmiştir. Kuran’da, cennet ve cehennem tarif edilmiş, insanlar cehennem azabına karşı uyarılmışlardır.

Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde ahir zamanda çıkacağı müjdelenen Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış zamanı olarak Hicri 1400 yılı verilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.), insanların Hicri 1400’le birlikte Hz. Mehdi (a.s.)’nin etrafında toplanmaya başlayacaklarından bundan sonra ise 100 yıl sürecek bir hakimiyet döneminden bahsetmektedir. Bu 100 yıllık sürede Islam ahlakı tüm dünyaya hakim olacak, din ahlakına karşı mücadele veren Deccaliyet sistemi tamamen ortadan kalkacaktır.
Allah, tarih boyunca tüm insanlara doğruyu bulmaları, kesin olan bilgiye ulaşabilmeleri ve güzel ahlakı tanıyabilmeleri için kutsal kitaplar ile bu kitapları onlara ileten ve açıklayan peygamberler göndermiştir. Allah'ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği son kitap ise Kuran'dır.
*Peygamberimiz Altınçağ’ı cennet benzeri özelliklerle tasvir etmiştir
Selam vermek müminlerin birbirlerine en güzel dilek ve temennilerini sunma şekillerinden biridir. Cennete girerken müminler selamla karşılanırlar, cennette de birbirleriyle selamlaşırlar. Selam verilen bir kişinin o selama daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık vermesini Allah (cc) Kuran’da şöyle buyurur:
Dünyanın her yerinde, genç yaşlı, kadın erkek demeden, hemen her insanın çok iyi bildiği evrensel bir dil vardır. Farklı kültürlerin ve farklı inançların etkisi altında farklı yaşamlar sürüp farklı dillerde konuşmalarına rağmen tüm insanlar bu gizli dilden haberdardır. Söz konusu bu dil, 'kötülüğün sessiz dili'dir...
Kuran ahlakına göre, müminlerin her konuda birbirleriyle son derece dostane ve samimi bir şekilde bilgi alışverişinde bulunmaları, birbirlerine danışarak, diğer bir deyişle istişare ederek karar almaları esastır. Bu hikmetli davranış; müminlerin o konuya başka açılardan bakmalarını, farklı çözümler üretmelerini ve dolayısıyla en doğru karara varmalarını sağlar. Peygamber Efendimiz (sav)’in değişik yaşlardaki kişilerin fikirlerini sorarak her birinin fikrini dikkate alması, bu konuda da müminler için en güzel örneği oluşturmaktadır. 






