Hormonların Düzenlediği Su Dengesi

Eğer hipofiz bezi ve salgıladığı hormonun getirdiği "su tüketimini azaltın" emrini anlayıp uygulayan böbrek hücreleri olmasaydı, susuzluktan ölmemek için günde 15-20 litre su içmek zorunda kalırdık. Bu suyu sürekli olarak dışarı atmamız gerekeceğinden, uyumamız veya bir yerde uzun süre oturmamız bile mümkün olmazdı.Canlılar konusunda sahip olacağımız her bilgi, etrafımıza daha dikkatli bakmamıza ve her yerde Allah'ın yaratma sanatını görmemize vesile olacaktır.Kendi vücudumuz bunu görmemizi sağlayacak en yakın mucizelerden biridir. İnsan vücudunun her parçası tasarım harikalarıylarla doludur; bunlardan bir tanesi de Hormonal Sistemdir.

Vücudumuzdaki su miktarında gün içinde gerçekleşen en ufak değişiklikleri dahi algılayan sistemler vardır. Bunların başında, beynimizin bir bezelye tanesi büyüklüğünde olan hipotalamus denen bölümü gelir. Hipotalamus, kanda su oranı azaldığında bunu hemen algılar. Ve buna yönelik bir önlem olarak; beynin hemen altında yer alan 1 cm büyüklüğündeki hipofiz bezi, "ADH" isimli bir hormon salgılar.

Bu hormon, kan dolaşımı yolu ile uzun bir yolculuğa çıkar ve böbreklere ulaşır. Böbreklerde; tıpkı bir kilidin bir anahtara uygunluğu gibi, tam bu hormona uygun olarak yaratılmış özel alıcılar vardır. Hormonlar, bu alıcılara ulaştıkları anda, böbreklerde hemen su tasarrufu düzenine geçilir ve su atılımı çok az bir düzeye indirilir.

Eğer hipofiz bezi ve salgıladığı hormonun getirdiği "su tüketimini azaltın" emrini anlayıp uygulayan böbrek hücreleri olmasaydı, susuzluktan ölmemek için günde 15-20 litre su içmek zorunda kalırdık. Bu suyu sürekli olarak dışarı atmamız gerekeceğinden uyumamız bile mümkün olmazdı.

Ne var ki böyle bir sistemin eksiksiz olması da hayatta kalmamız için yeterli değildir. Bizim su içmemiz -dahası ne kadar su içmemiz- gerektiğini bilmemiz gerekir. Allah bunun için insanı, susama hissi ile birlikte yaratmıştır. Vücudumuzda her şeyin eksiksiz olduğunu ama sadece susamadığımızı varsayalım. Doğduktan çok kısa bir süre sonra susuz kalıp rahatsızlanır hatta ölme tehlikesiyle karşı karşıya kalırdık. Susama hissimiz olmadığı için bunun neden olduğunu da anlamazdık. Oysa, doğduğumuz andan itibaren su içmemiz gerektiğini, üstelik ne kadar içmemiz gerektiğini biliriz; çünkü tam gerektiği oranda susarız. Bu sistem o kadar mükemmel işler ki, ne ihtiyacımızdan fazla, ne de eksik sıvı alırız; tam ihtiyacımız kadar su içeriz.

İşte bizi "bir damla sudan" yaratan Allah, tüm bedensel ihtiyaçlarımız için de mükemmel sistemler var etmiştir. Çünkü O, kusursuzca yaratandır.

"O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir."(Haşr Suresi, 24)

Biyomimetik

Concorde- Yunus



Yunus pruvası aynı zamanda Concorde'un tasarımcılarına da model olmuştur. "Mühendisler, havanın Concorde'un dış yüzeyinde yaptığı sürtünmeyi engellemek için yaptıkları çalışmada, yunus balığının iğ biçimindeki burnundan etkilendiler. Bu balığın kuyruk yüzgeci suyun içinde adeta bir motor görevi görüyor. Concorde'un da motorları yunustaki gibi arkaya yerleştirilmiş ve mükemmel bir sonuç elde edilmiştir."

Devamını Oku >>> Concorde- Yunus  

Yaşayan Fosiller

 

  • Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.
  • FOSİL NO: AI0051
    YAŞ: 25 milyon yıllık
    DÖNEM: Oligosen
    BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde görülen 108 – 92 milyon yaşındaki çekirge fosilleri, çekirgelerin hep çekirge olarak var olduklarının delilidir.   Milyonlarca yıldır aynı olan çekirgeler, canlıların evrimleşmediklerini, yaratıldıklarını söylemektedirler.
  • YAŞ:  108-92 milyon yıllık
    DÖNEM: Kretase
    BULUNDUĞU YER: Santana Oluşumu, Ceara, Brezilya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.
  • YAŞ: 50 milyon yıllık
    DÖNEM: Eosen
    BULUNDUĞU YER: Kaliningrad, Rusya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ: