Fotosentez ve Gün Işığı

Fotosentez ile ilgili diğer başlıklar...

Fotosentez Mucizesi
Fotosentez ve Kloroplastlar
Fotosentez ve Aydınlık Evre
Fotosentez ve Karanlık Evre
Fotosentez ve Gün Işığı
Fotosentez ve Evrim
Fotosentezin Sonuçları

Fotosentez ve Gün Işığı

Fotosentez İçin Gerekli Olan Her şey Gibi Güneş Işığı da Özel Olarak Ayarlanmıştır

Güneş ışığı yaprağın üzerine düştüğünde yapraktaki tabakalar boyunca ilerler. Yaprak hücrelerindeki kloroplast organellerinin içindeki klorofiller bu ışığın enerjisini kimyasal enerjiye çevirir. Bu kimyasal enerjiyi elde eden bitki ise bunu hemen besin elde etmekte kullanır. Bilimadamlarının birkaç cümlede özetlenen bu bilgiyi elde etmeleri 20. yüzyılın ortalarını bulmuştur. Fotosentez işlemini anlamak için sayfalarca reaksiyon zincirleri yazılmaktadır. Fakat hala bu zincirlerde bilinmeyen halkalar mevcuttur. Oysa bitkiler yüz milyonlarca yıldır bu işlemleri hiç şaşmadan gerçekleştirip dünyaya oksijen ve besin sağlamaktadır.

Amerikalı astronom George Greenstein, The Symbiotic Universe adlı kitabında bu kusursuz uyum hakkında şunları yazmaktadır:

"Fotosentezi gerçekleştiren molekül, klorofildir... Fotosentez mekanizması, bir klorofil molekülünün Güneş ışığını absorbe etmesiyle başlar. Ama bunun gerçekleşebilmesi için, ışığın doğru renkte olması gerekir. Yanlış renkteki ışık, işe yaramayacaktır. Bu konuda örnek olarak televizyonu verebiliriz. Bir televizyonun, bir kanalın yayınını yakalayabilmesi için, doğru frekansa ayarlanmış olması gerekir. Kanalı başka bir frekansa ayarlayın, görüntü elde edemezsiniz. Aynı şey fotosentez için de geçerlidir. Güneş'i televizyon yayını yapan istasyon olarak kabul ederseniz, klorofil molekülünü de televizyona benzetebilirsiniz. Eğer bu molekül ve Güneş birbirlerine uyumlu olarak ayarlanmış olmasalar, fotosentez oluşmaz. Ve Güneş'e baktığımızda, ışınlarının renginin tam olması gerektiği gibi olduğunu görürüz."1

Kısacası fotosentez işleminin gerçekleşebilmesi için şu anki şartların olması zorunludur. İşte bu noktada akla gelebilecek bir soruyu daha değerlendirmekte fayda vardır:

Zaman içinde fotosentez işleminin sıralamasında ya da moleküllerin görevinde herhangi bir değişiklik olabilir miydi?Bu soruya, doğadaki hassas dengelerin tesadüfler sonucunda oluştuğunu iddia eden evrim savunucularının vereceği cevaplardan bir tanesi, "başka türlü bir ortam olsaydı, canlılar o ortamlara da uyum sağlayacakları için bitkiler de o ortama göre fotosentez yapabilirlerdi" olacaktır. Oysa bu tamamen yanlış bir mantıktır. Çünkü bitkilerin fotosentez yapabilmeleri için güneşin yaydığı ışıkların şu anki uyum içinde olmaları gerekmektedir. Bu mantığın yanlış olduğunu gerçekte bir evrimci olan astronom George Greenstein da şu şekilde belirtmektedir:

"Belki insan burada bir tür adaptasyonun gerçekleştiğini düşünebilir.Bitkinin yaşamının Güneş ışığının özelliklerine uyum sağladığını varsayak moleküller ışığın çok belirli bazı renklerini absorbe edebilirler.Işığın absorbe edilmesi işlemi, moleküllerin içindeki elektronların yüksek enerji seviyelerine olan duyarlılıklarıyla ilgilidir ve hangi molekülü ele alırsanız alın, bu işi gerçekleştirmek için gereken enerji aynıdır. Işık, fotonlardan oluşur ve yanlış enerji seviyesinde foton, hiçbir şekilde absorbe edilemez... Kısacası yıldızların fiziği ile, moleküllerin fiziği arasında çok iyi bir uyum vardır. Bu uyum olmasa, yaşam imkansız olurdu. "2

Tekrar önemle belirtmek gerekirse; bitkilerin fotosentez yapabilmeleri için güneşin yaydığı belirli aralıktaki ışığın varlığı şarttır. Yaşam için zorunlu olan bu uyum hiçbir şekilde rastlantılarla açıklanamayacak kusursuzlukta bir uyumdur. Yeryüzündeki her şeye hakim olan ve üstün bir aklın sahibi olan Allah, tüm bunları birbirine uygun olarak yaratmıştır.

NOTLAR:
1. George Greenstein, The Symbiotic Universe, s.96
2. George Greenstein, The Symbiotic Universe, s. 96-7

Biyomimetik

Mikro Anahtarlara İlham Olan Palmiye Böcekleri


Bugün pek çok bilim adamı ve araştırma-geliştirme (ARGE) uzmanı projelerine başlamadan önce, bunun canlılardaki örneklerini araştırmakta, onlardaki sistem ve tasarımları taklit etmektedirler. Diğer bir deyişle bilim adamları, Allah’ın doğada yarattığı sistemleri görüp incelemekte ve bunlardan ilham alarak yeni teknolojiler geliştirmektedirler. Palmiye böcekleri de bilim adamlarına ilham veren binlerce canlıdan sadece bir tanesidir…

Özellikle son yıllarda doğadaki üstün yaratılış delilleri bilim adamlarına teknolojik gelişmeler konusunda büyük ölçüde ilham olmaktadır. Cornell Üniversitesi’nde Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği Bölümünde profesör olan Paul Steen tarafından tasarlanan mikro anahtarlar da bu örneklerden biridir.

Devamını Oku >>> Mikro Anahtarlara İlham Olan Palmiye Böcekleri  

Yaşayan Fosiller

 

  • Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.
  • FOSİL NO: AI0051
    YAŞ: 25 milyon yıllık
    DÖNEM: Oligosen
    BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde görülen 108 – 92 milyon yaşındaki çekirge fosilleri, çekirgelerin hep çekirge olarak var olduklarının delilidir.   Milyonlarca yıldır aynı olan çekirgeler, canlıların evrimleşmediklerini, yaratıldıklarını söylemektedirler.
  • YAŞ:  108-92 milyon yıllık
    DÖNEM: Kretase
    BULUNDUĞU YER: Santana Oluşumu, Ceara, Brezilya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.
  • YAŞ: 50 milyon yıllık
    DÖNEM: Eosen
    BULUNDUĞU YER: Kaliningrad, Rusya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ: