df Hızlı Uçan, Ağır Yük Kaldıran ve Yüksek Sıçrayan Olimpik Canlılar

Hızlı Uçan, Ağır Yük Kaldıran ve Yüksek Sıçrayan Olimpik Canlılar

 

51 tonluk bir ağırlığı kaldırmak, 210 metrelik gökdelene tek bir seferde sıçramak, 15.000 kilometrelik yolu mola vermeden kat etmek bir insanın kendi fiziksel özellikleriyle gerçekleştirebileceği faaliyetler değildir. Ancak doğada bulunan bazı canlılar bu faaliyetleri, yaratıldıkları ilk günden beri hiçbir zorluk yaşamadan, hiçbir destek almadan ustalıkla yerine getirmektedirler. Yalnızca Yüce Allah’ın lütfettiği canlılarda bulunan bu özelliklerin her biri, Rabbimiz’in benzersiz yaratışının delilleridir.

Yüce Allah canlılara hayatta kalabilmeleri ve yaşamlarını sürdürüp türlerini devam ettirmeleri için nimet olarak çeşitli özellikler bahşetmiştir. Doğada bulunan ve yazımızda yalnızca bir kısmını ele alacağımız canlıların insanlarla kıyaslanamayacak düzeydeki hız ve sıçrama yetenekleri ve zor şartlara karşı zorlanmadan mücadele verebilmeleri Rabbimiz’in yaratma sanatının ve ilminin eşsiz delillerini sergilemektedir. Canlılar bu muhteşem özellikleri sayesinde avlanabilir, düşmanlarından kaçarak kendilerini savunabilir ve yavrularını koruyabilirler. Yüce Allah bir Kuran ayetinde çok farklı özelliklere sahip hayvanlar yarattığını şöyle bildirmiştir:

“Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.” (Yasin Suresi, 71)

Havada, Karada ve Suda Hız Sınırını Aşan Hayvanlar

Havada sürtünme daha azdır. Bu durum ve muhteşem uçma yetenekleri, kuşları gezegendeki en hızlı canlılar yapar. Kuşların içinde en hızlısı ise yaklaşık olarak bir karga büyüklüğünde olan şahinlerdir. Şahinler “dalış” olarak bilinen özel avlanma teknikleri ile hızlarını sergilerler. Bir şahin önce havada yükselir, sonra kendisinden daha aşağıda uçan avının tam üstüne doğru saatte 322 kilometre hızla düşer. Havadaki bu çarpışma sonucu ölen avını pençeleriyle aniden yakalayarak avlanma işlemini sona erdirir.
Kuşkusuz, diğer kuşlarla kıyaslandığında havada rekor bir hıza ulaşan bu kuşun sürati, çarpışma yerini hesaplayabilmesi ve avını havada yakalayabilmesi tesadüfen oluşamayacak özelliklerdir. Bunların yanı sıra şahinin yaşamını devam ettirebilmesi için avını çok uzak mesafelerden dahi görebilmesi gerekir. Bu da şahinin görüş gücünün insan görüşünün 7 katı kadar olması ile sağlanır. Şahinlerin kusursuz birer avcı olmalarını sağlayan bu yaratılış harikası özellikleri Yüce Allah’ın üstün yaratmasıdır.

Karada Maksimum Hıza Ulaşan Çitalar

Çitalar saatte 105 km hıza ulaşan dünyanın en hızlı kara hayvanlarıdır. Sürüler halinde avlanan diğer büyük kedilerden farklı olarak, genellikle hızları sayesinde avlarını tek başlarına yakalarlar.

Taze et yemeyi seven çitalar, bu özellikleri nedeniyle avlarının peşine düşerek onları yakalamak zorundadırlar. Bu amaçla keskin gözleri ile etraflarını gözler, sürüden uzaklaşmış olan bir ceylan veya antilop gördükleri zaman çömelir; omuzlarını kamburlaştırır, kulaklarını geriye yatırır ve ilk birkaç adımdan güç alarak koşmaya başlarlar. Birkaç saniye içinde hızları maksimum düzeye ulaşır. Bu sayede, hiç zorlanmadan saatte 113 km’lik bir hızla koşabilirler.

Sudaki Süper Hız: Yelken Balığı

Kılıç balığına benzeyen ve sırtında büyük bir yüzgeci olan yelken balığı (Sailfish) saatte 109 km’lik sürati ile sudaki en hızlı canlıdır. Güçlü yüzgeçleri ve aerodinamik özelliği sayesinde bu balık, hem kendisinden daha küçük balıkları ve mürekkep balıklarını avlayarak besin ihtiyacını karşılar, hem de aç köpekbalıklarından kolayca kaçar.

Özel Bir Dayanıklılığa Sahip Deniz Kırlangıçları

Kuzey kutbunda yaşayan deniz kırlangıçları uzun mesafeler uçarak, büyük dayanıklılık gösteren kuşlardır. Sadece 300 gr ağırlığı olan bu küçük kuşlar her yıl, kuzey kutbundan Antarktika’ya oradan da geriye doğru bir yolculuk yaparak, kuzey ve güney kutup buzlarında yaklaşık 15.000 km yol kat ederler.
Kırlangıçların göç ederken tamamladıkları daire yaklaşık 40.000 km’ye yaklaşır ve bu uzunluk hemen hemen Dünya’nın çevresine eşittir. Bu uzun mesafe uçuşunun, göç eden bu küçük canlıları çok yorduğu düşünülebilir. Ancak genellikle durum böyle değildir. Elbette ki çok uzun yolculuk yapan bu kuşlar, yorgunluk belirtileri gösterirler, ama ters rüzgarla karşılaşmadıkları sürece ciddi bir sorun yaşamazlar. Çünkü Yüce Allah göç eden bu canlıları uzun mesafelere dayanıklılık gösterebilecek özelliklerle birlikte yaratmıştır.

Süper Güçlü Canlılar: Filler

Fillerin hortumları ağırlık kaldırma ve çekiş gücü bakımından, hayranlık uyandıran bir yaratılış delilidir. Yüzlerce kas ile paketlenmiş olan filin hortumu, 270 kg’lık bir ağırlığı çok rahat bir biçimde kaldırabilir. Bir vinç kadar güçlü hortumları sayesinde filler ağaçları sallar, hatta kökünden sökerler. Bu şekilde beslenme ihtiyaçlarını karşılarlarken, ormanı yaşlı ağaçlardan temizleyerek genç sürgünlerin büyümesine de olanak tanırlar. Ancak Yüce Allah’ın kurduğu bu kusursuz sistem, sadece doğal ortamın korunması ile sınırlı değildir. Aynı zamanda süper güce sahip olmalarından dolayı Afrika ve Asya filleri, yük taşıma- kaldırma gibi işlerde kullanılarak insanlara hizmet ederler. Yüce Allah Kuran ayetlerinde hayvanları insanların emrine verdiğini şöyle bildirir:

“Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz. Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır. Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir. Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?” (Nahl Suresi, 5-8)

Kendi Ağırlığının 850 Katı Kadar Ağırlığı Kaldırabilen 20 Gramlık Böcekler

Kafalarının üstündeki boynuz benzeri eklenti nedeniyle gergedan böceği adı verilen böcekler, sadece 20 gram ağırlığında olmalarına rağmen filden çok daha güçlüdürler. Çünkü filler kendi ağırlıklarının yaklaşık olarak çeyreğini kaldırabilirken, tropikal ormanlarda yaşayan bu böcek türü, vücutlarıyla kıyaslandığında kendi ağırlıklarının 850 katı kadar bir ağırlığı kaldırabilirler. Bir örnekle açıklamak gerekirse bu, 60 kg ağırlığındaki bir haltercinin 51.000 kg yani 51 tonluk bir ağırlığı hiç zorlanmadan kaldırabilmesine benzer, ki insanlar için bu mümkün değildir. Kolaylıkla yük kaldırabilen bu canlılar, tıpkı filler gibi bu kuvveti yaşam alanlarını kaplayan ağaç yığıntılarının arasından geçmek ve bulundukları ortamı temizlemek için kullanırlar.

Tek Hamleyle Bir Gökdelenin Tepesine Sıçrayabilir misiniz?

Küçük froghopper, 6 mm boyunda bir böcek türüdür. Bu küçük böceğin sahip olduğu beceri ise bilim dünyasını hayrete düşürecek ölçüde büyüktür. Çünkü kendini 70 cm ileriye fırlatabilen bu böceğin atlayışı bir insanın tek bir seferde 210 metre boyundaki bir gökdelene sıçramasına eşittir.

Froghopper’dan sonra muhtemelen ikinci sırayı alan pire’nin atlayışı da azımsanmayacak ölçüdedir. Bu küçük böcek 18 cm yükseğe ve 33 cm uzunluğa atlayabilir. Bu bir insanın 137 m uzun atlama yapmasına eşittir.

İmpala adı verilen Afrika antilobu da süper sıçrayıcı ünvanını hak edecek bir başarıya sahiptir. Saatte 56–72 km hız yapan bu canlı, yaklaşık olarak 3,7 metre yükseğe sıçrayabilir. Kuşkusuz, Yüce Allah’ın bu hayvanlara bir nimet olarak sunduğu sıçrama özelliği, canlıların kendilerini avcılara karşı koruyan mükemmel sistemlerdir.

Sonuç:

“Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O’nun ayetlerindendir… ”
(Şura Suresi, 29)

Allah, tüm bu canlıları yaşamları için mutlak şart olan bu üstün özelliklerle birlikte yaratmıştır. Öğrendiğimiz zaman bizi hayrete düşüren tüm bu özellikler, Allah’ın her şeye Kadir olduğunun, benzersiz yaratışının ve sonsuz gücünün örneklerinden sadece birkaçıdır.

İnsanlara düşen hayvanlardaki muhteşem yaratılış delillerini görebilmek ve bu vesileyle Allah’ın kudretini hakkıyla takdir edip O’nu övgüyle yüceltebilmektir. Bir ayette Rabbimiz’in yaratış ilmi şöyle haber verilmiştir:

“Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.” (Nur Suresi, 45)

Bu yazı boyunca okuduğunuz bilgiler, aslında birçok türü bulunan hayvanlar alemindeki canlıların olağanüstü özelliklerinin yalnızca bir kısmıdır. Sonsuz ilim sahibi Yüce Allah, en küçüğünden en tramadol online prescriptions free viagra büyüğüne kadar tüm canlıları kusursuz sistemlerle donatmış ve onları da yaratma sanatına birer delil kılmıştır. Unutulmamalıdır ki; “Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O’nun ayetlerindendir. Ve O, dileyeceği zaman onların hepsini toplamaya güç yetirendir.” (Şura Suresi, 29)

 

Biyomimetik

Doğada Şekil Hafızasına Sahip Bilinen Tek Madde: Örümcek İpliği

“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır…” (En’am Suresi, 101)

“Şekil hafızası” fizikte bazı metal alaşımların, şekilleri bozulduktan sonra yeniden orijinal hallerini almasına denir. Bu mucizevi özellik, metale ısı verme anında veya daha yüksek sıcaklıkların olduğu ortamlarda meydana gelir. Ne var ki, örümceklerin ürettikleri “şekil hafızalı” iplikler herhangi bir dış müdahaleye ihtiyaç duymadan bu işlevi kolayca görür.

Doğada hiçbir etkiye maruz kalmadan eski şeklini kazanabilen tek yapı olan örümcek ipliği, örümceğin bedeninde bulunan 6 farklı keseden salgılanan ipeklerle üretilir. Bilim adamları ipliğin sağlamlığını belirlemek için Araneau diadematus örümceği ile aynı ağırlıkta küçük bir cismi 90 derecelik bir açı ile, üç farklı maddeden oluşmuş ipliklere bağlayarak iplikleri döndürmüşlerdir. Bu şekilde iplik malzemesinin orijinal durumuna dönmesinin ne kadar zaman aldığını kaydetmişlerdir.

 

Devamını Oku >>> Doğada Şekil Hafızasına Sahip Bilinen Tek Madde: Örümcek İpliği  

Yaşayan Fosiller

 

  • Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.
  • FOSİL NO: AI0051
    YAŞ: 25 milyon yıllık
    DÖNEM: Oligosen
    BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde görülen 108 – 92 milyon yaşındaki çekirge fosilleri, çekirgelerin hep çekirge olarak var olduklarının delilidir.   Milyonlarca yıldır aynı olan çekirgeler, canlıların evrimleşmediklerini, yaratıldıklarını söylemektedirler.
  • YAŞ:  108-92 milyon yıllık
    DÖNEM: Kretase
    BULUNDUĞU YER: Santana Oluşumu, Ceara, Brezilya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.
  • YAŞ: 50 milyon yıllık
    DÖNEM: Eosen
    BULUNDUĞU YER: Kaliningrad, Rusya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ: