Gece ve Gündüz Nasıl Oluşur

Dünyamız ve diğer tüm gezegenler kendi eksenleri etrafında dönmektedir. Dünyamızın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucunda gece ve gündüz oluşumu ile yerel saat farkı olmak üzere bir çok olay meydana gelmektedir.  

 DÜNYANIN GÜNLÜK HAREKETİNİN SONUÇLARI :                                                                         

*Gece ve gündüzün oluşması  ,
*Gece ve gündüzlerin birbirini takip etmesi ,
*Dünya üzerinde yer alan bir yerin gün içinde Güneş ışınlarını alma açısının değişmesi ,
*Gece ve gündüzlerin oluşmasının bir sonucu olarak günlük sıcaklık farklarının ortaya çıkması  ,
*Günlük sıcaklık farklarına bağlı olarak mekanik çözülmenin artması, meltem rüzgarları oluşması,
*Atmosferdeki hava akımları sapmaya uğraması ,
*300  - 600 Kuzey ve Güney enlemlerinde dinamik kökenli basınç merkezlerinin ortaya çıkması ,
*Okyanus akıntılarının halkalar oluşturması ve sapmaya uğraması ,
*Aynı enlem üzerinde yer alan kentlerde Güneşin doğuş ve batış saatlerinin farklılık göstermesi ,
*Yerel saat farklarının ortaya çıkması.

DÜNYANIN YILLIK HAREKETİ ve SONUÇLARI

Yörünge Hareketi : Dünyanın güneş çevresinde dönerken izlemiş olduğu  yola yörünge , meydana getirdiği  düzleme de yörünge düzlemi (ekliptik düzlem) denir. Dünyamızın yörüngesi  yandaki şekilde de görüldüğü gibi elips şeklindedir. Dünyanın bu yörünge hareketine yörünge hareketi veya yıllık hareket adı verilmektedir. 

EKSEN EĞİKLİĞİ VE SONUÇLARI :

 Ekvator ile Yörünge düzlemi arasında 230 27ı 'lık bir açı bulunmaktadır. Bir bakıma Dünya Güneş etrafında yörünge hareketini yaparken bu açı ile dönmektedir. Eksen eğikliğinin bir sonucu  ortaya çıkan özellikle şunlardır ;

•Dönenceler meydana gelir.Dönence: kuzey ve güney yarım kürelerde güneş ışınlarının en son dik geldiği noktalara denir. Kuzey yarımküre de Yengeç Dönencesi (230 27ı Kuzey) Güney yarımkürede ise oğlak dönencesi (230 27ı Güney) bulunmaktadır.
•Matematik iklim kuşakları oluşur.
•Güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Güneş ışınları yıl içinde dönencelere birer kez, dönenceler arasına da ikişer kez dik açıyla düşerler. Dönenceler dışında hiçbir yere güneş ışınları dik olarak düşmez. Ülkemiz matematik konumu itibarıyla dönenceler dışında yer almaktadır bu nedenle Güneş ışınları dik açıyla düşmez. Yıl içinde 21 Haziran'da en buy cialis doctor online büyük açıyla , 21 Aralık'ta ise en küçük açıyla düşmektedir.
•Mevsimler oluşur. Dört mevsimin tek  yaşandığı kuşak ılıman kuşaktır. Sebebi : güneş ışınlarının düşme açısında yıl boyunca değişikliğin fazla olmasıdır. Tropikal kuşakta yıl boyunca yaz , Kutup kuşağında ise yıl boyunca kış mevsimi yaşanmaktadır.
•Aynı tarihlerde kuzey ve güney yarımkürelerde farklı mevsim yaşanması.
•Gece gündüz uzunluğu sürekli değişir. Bu değişim en az Ekvator'dadır.  Kutuplara doğru gidildikçe gece gündüz değişimi artar.
•Güneşin doğuş ve batış konumu ile saatinin değişmesi.
•Muson rüzgarlarının oluşması.
•Aydınlanma dairesinin sürekli değişmesi.
•Kutup bölgelerinde 24 saatten uzun gece ve gündüzlerin oluşması. Örnek: Kutup noktalarında 6 ay gündüz, 6 ay gece yaşanması.

EKSEN EĞİKLİĞİ OLMASAYDI; (Ekvator düzlemi ile ekliptik (yörünge düzlemi ) üst üste çakışsaydı veya yer ekseni ekliptiği dik olarak kesseydi)
•Dönenceler oluşmazdı. ( dönencelerin yerini eksen eğikliği belirler )
•Mevsim değişmesi olmazdı. ( Güneş ışınlarının geliş açısı değişmediği için )
•Güneş ışınları sadece Ekvatora dik gelirdi.
•Aydınlanma dairesi sürekli kutup noktalarına teğet geçerdi.
•Gece gündüz süreleri birbirine eşit olurdu.
•Güneşin doğuş-batış konumu ve saati değişmezdi. 

Kuran’da gece ve gündüzün oluşumu şöyle bildirilmektedir: 

"Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor. Güneş'e ve Ay'a boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur." (Zümer Suresi, 5)

Ayette, gece ve gündüzün oluşumu için Dünya'nın hareketi, kavuğun sarılmasında olduğu gibi, "yuvarlak bir cismi sarıp örtmek" anlamına gelen "tekvir" fiilinden türemiş "yukevviru" kelimesi ile tarif edilmektedir. Bu kelime Dünya'nın küresel şeklinin yanı sıra, Güneş'in etrafındaki hareketini de en doğru olarak ifade etmektedir. Dünya'nın küresel şekli ve kendi ekseni etrafında dönmesi nedeniyle, Güneş her zaman Dünya'nın bir tarafını aydınlatırken, diğer tarafı ise gölgede kalır. Gölgede kalan taraf geceleyin karanlık ile örtülür ve sonra Dünya'nın Güneş'e doğru dönmesiyle gündüz, gecenin yerini alır. Yasin Suresi'nde ise Güneş ve Ay'ın konumları ile ilgili şöyle bildirilmektedir:

"Güneş de, kendisi için (tesbit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler." (Yasin Suresi, 38-40)

 

Biyomimetik

Doğada Şekil Hafızasına Sahip Bilinen Tek Madde: Örümcek İpliği

“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır…” (En’am Suresi, 101)

“Şekil hafızası” fizikte bazı metal alaşımların, şekilleri bozulduktan sonra yeniden orijinal hallerini almasına denir. Bu mucizevi özellik, metale ısı verme anında veya daha yüksek sıcaklıkların olduğu ortamlarda meydana gelir. Ne var ki, örümceklerin ürettikleri “şekil hafızalı” iplikler herhangi bir dış müdahaleye ihtiyaç duymadan bu işlevi kolayca görür.

Doğada hiçbir etkiye maruz kalmadan eski şeklini kazanabilen tek yapı olan örümcek ipliği, örümceğin bedeninde bulunan 6 farklı keseden salgılanan ipeklerle üretilir. Bilim adamları ipliğin sağlamlığını belirlemek için Araneau diadematus örümceği ile aynı ağırlıkta küçük bir cismi 90 derecelik bir açı ile, üç farklı maddeden oluşmuş ipliklere bağlayarak iplikleri döndürmüşlerdir. Bu şekilde iplik malzemesinin orijinal durumuna dönmesinin ne kadar zaman aldığını kaydetmişlerdir.

 

Devamını Oku >>> Doğada Şekil Hafızasına Sahip Bilinen Tek Madde: Örümcek İpliği  

Yaşayan Fosiller

 

  • Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.
  • FOSİL NO: AI0051
    YAŞ: 25 milyon yıllık
    DÖNEM: Oligosen
    BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde görülen 108 – 92 milyon yaşındaki çekirge fosilleri, çekirgelerin hep çekirge olarak var olduklarının delilidir.   Milyonlarca yıldır aynı olan çekirgeler, canlıların evrimleşmediklerini, yaratıldıklarını söylemektedirler.
  • YAŞ:  108-92 milyon yıllık
    DÖNEM: Kretase
    BULUNDUĞU YER: Santana Oluşumu, Ceara, Brezilya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.
  • YAŞ: 50 milyon yıllık
    DÖNEM: Eosen
    BULUNDUĞU YER: Kaliningrad, Rusya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ: