Kusursuz Mühendislik Harikası: Ağaçlara Sağlamlıklarını Veren Odunsu Yapı
Kusursuz Mühendislik Harikası: Ağaçlara Sağlamlıklarını Veren Odunsu YapıAğaçların şiddetli rüzgarlara karşı direnç göstermesi ve yüzlerce yıl ayakta durması nasıl gerçekleşir?Ağaca dayanıklılık katan odunsu yapının özellikleri nelerdir?
Ağacın kök, gövde ve yaprakları ona nasıl dayanıklılık katar?

Bazı bitkilerin çiçeklerindeki nektar, çiçeğin iç kısımlarında bulunur. Bu da, böceklerin ve kuşların nektar toplamalarını, dolayısıyla çiçeğin döllenmesini zorlaştıran bir dezavantaj gibi görünür. Oysa Allah, nektarı derinlerde bulunan çiçeklerin özelliklerine tıpatıp uygun yapılara sahip canlılar yaratarak, bu bitkilerin de döllenmesini sağlamıştır. Avize ağacı ve Yuka güvesi arasındaki uyumlu beraberlik bunun örneklerindendir.Avize ağacı bitkisinin üzerinde, büyük yapraklardan oluşan bir rozet şekli, bunun da merkezinde krem renkli çiçekleri taşıyan bir sap bulunur.
Yaralarını Onaran BitkilerYaprağı veya dalları koparılan ya da hayvanlar tarafından besin olarak yenen bitkilerin geride kalan kısımları tekrar nasıl büyür?Bir dal koparılıp toprağa gömüldüğünde bitki nasıl sürgün verip gelişir?Bazı bitkilerin kopan bölümleri daha hızlı ve verimli büyümeyi nasıl başarırlar?
•Bitkiler niçin vücut ısılarını düzenleme gereği duyarlar?•Termojenez mekanizması nasıl çalışır?Termojenez vücut ısısını sabit tutmak için Yüce Allah’ın canlılara bahşettiği bir özelliktir. Bu özellik sıcak kanlı hayvanlara özgüdür. Ancak bazı bitki türleri ısı üretme yeteneğine sahiptirler. Sıcak kanlı hayvanların ısı üretme yeteneğinde kanın büyük katkısı vardır. Bitkilerin ise kanı yoktur. Fakat onlar da çeşitli yöntemlerle vücut ısılarını sabit tutabilirler. Allah bitkilere vücut ısılarını sabit tutacak pek çok yöntem bahşetmiştir.
Kuraklık, çok yüksek sıcaklıklar ve benzeri olumsuz koşullar ile karşı karşıya kalan ceviz ağaçları aspirine benzer kimyasal bir "ilaç" salgılarlar. Ateş ya da enfeksiyona karşı aspirin alan insanlardan farklı olarak bitkiler, zor şartlarla başa çıkabilmek için,biyokimyasal savunma mekanizmalarını güçlendirecek kimyasalları (metil salisilat vb) bünyelerinde gaz halinde üretirler. Söz konusu bileşikler, cevizin savunma mekanizmalarını güçlendirici proteinlerin üretilmesini hızlandırır.
Çöl denilince akla çoğu zaman hiçbir canlının kolay kolay yaşayamayacağı bir ortam gelir. Gerçekten de çölde yaşayan canlıların sayısı oldukça azdır. Ancak bu kurak ortam daha yakından incelendiğinde özel özellikleri ve farklı çeşitleriyle çok zor koşullarda yaşayan bitkiler dikkat çekmektedir. Yaşamlarını sürdürmek için uykuda kalan bitkiler de bunlardan biridir.Çöl bitkilerinin aşırı sıcakla ve susuzlukla mücadele etmek için kullandığı birkaç yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden biri de “uykuda kalmak”tır. Özel yapıları ile kuraklığa ve susuzluğa dayanarak bu yöntemi kullanan bitkiler ise "efemeral" bitkiler olarak adlandırılmaktadır.
“... Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır.” (Nisa Suresi, 86)Çevremizdeki bitkilere ve ağaçlara baktığımızda dalların pek çok yaprakla kaplı olduğunu görürüz. İlk bakışta dalların ve üzerindeki yaprakların bitkinin bünyesinde rastgele ve dağınık bir şekilde dizilmiş olduklarını düşünebilirsiniz. Oysa tüm bitki ve ağaçlardaki dalların ve yaprakların nereden çıkacağı, hangi açı ile eğilip bükülecekleri ve yaprakların dallar etrafındaki dizilişleri sabit bir matematiksel kurala göre belirlenmiştir. Bitkilerdeki bu matematiksel düzeni yakından incelediğimizde ise insanı hayrete düşüren etkileyici bir geometrik planla karşılaşırız.
Ağaçlar mevcut yaprak ağırlıklarının 5-10 katına kadar toz tutabilirler, ağaçlı bir alandaki bakteri oranı ile ağaçsız bir alandaki bakteri miktarları oldukça büyük bir farklılık gösterir.Ağaçların yaprakları, havadaki kirletici maddeleri yakalayan mini filtrelere sahiptir. Yaprak üzerinde gözle görülmeyen binlerce tüy ve gözenekler vardır. Gözenekler tanecikler halindeki havayı kirleten maddeleri tutarlar ve sindirilmek üzere bitkinin diğer bölümlerine gönderirler. Yağmur yağınca da bu maddeler su ile toprağa ulaşırlar.







