İşitme Sistemi Mucizesi

Ses, hayatımıza anlam katan en önemli unsurlardan biridir. Bir an için düşünün: sessiz bir dünyada yaşamak nasıl olurdu?

 Hemen arkamızdan yaklaşan büyük bir tehlikeyi fark edemezdik. Etrafımızdaki gelişmelerden haberdar olamaz, müzik gibi bir nimeti bilemezdik. Sevdiklerimiz ile iletişim kuramaz, düşüncelerimizi ifade edemez, bildiklerimizi anlatamazdık. İşitme duyumuzun temeli olan iç kulak ve beyindeki işitme merkezimiz bir santimetre küpten yani bir kesme şekerden bile daha az yer kaplar.

Çevremizdeki sesleri duymamızı sağlayan kulağımız son derece karmaşık mekanik, hidrolik ve elektronik yapıları barındıran minyatür bir mühendislik tasarımı gibidir. Dünya üzerinde gördüğünüz tüm teknolojik ürünler, plan ve projeler bir birikimin sonucudur. Her yeni bina ya da makine öncekilere ait bilgilerin derlenmesi, yenileştirilmesi ve küçük ilavelerle geliştirilmesi ile ortaya çıkar. Oysa kulağın ortaya çıkması, mühendislik bilgisinin çok ötesindedir. Havadaki başıboş titreşimler değerlendirilerek bir duyu organına kaynaklık yapmaktadır. Bu, benzersiz bir tasarımdır.

 İşitme sistemimizin ortaya çıkışı ile ilgili yapılabilecek tek bir açıklama vardır: Mühendislik başyapıtı olarak nitelendirilen işitme duyumuz ancak “benzeri olmadan yaratma” ile açıklanabilir. Bu üstün yaratış, yerleri, gökleri ve ikisinin arasındaki her şeyi yaratan Allah’ın yaratmasıdır:

O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz? (Müminun Suresi, 78)

İŞİTME SİSTEMİ MUCİZESİ, belgesel filmini izlemek için tıklayın

Biyomimetik

AWACS'lardan Üstün Tasarıma Sahip Yarasalar

Diğer canlılar gibi üstün bir yaratılışla yoktan varedilen bulldog yarasası, sonar sisteminin yardımıyla balık avlayabilmektedir. Bu özellikleri nedeniyle onu hem avcı hem de erken uyarı özelliklerini beraberinde barındıran üstün bir savaş uçağı gibi düşünmek hiç de abartılı olmaz. Bulldog yarasası su yüzeyine yakın seyreden balığı, sonarı ile tespit ederek dalışa geçer. Yarasanın ayakları balık avı için ideal bir tasarıma sahiptir. Tırnakları bir jilet kadar ince ve keskindir. Avına yaklaştığında ayaklarını suya daldırır. Tırnaklarının ince yapısı sayesinde su direncinin olumsuz etkisi ile karşılaşmaz. Keskin, sivri uçlu ve iri tırnaklar, avı kavramak için iri cüsseli yarasaya bir avantaj sağlar. Bu özellikleriyle Bulldog yarasaları su içindeki hedefleri tespit etme konusunda, üstün teknoloji ile üretilen AWACS uçaklarından üstün bir tasarıma sahiptir.

 

Yaşayan Fosiller

 

  • Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.
  • FOSİL NO: AI0051
    YAŞ: 25 milyon yıllık
    DÖNEM: Oligosen
    BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde görülen 108 – 92 milyon yaşındaki çekirge fosilleri, çekirgelerin hep çekirge olarak var olduklarının delilidir.   Milyonlarca yıldır aynı olan çekirgeler, canlıların evrimleşmediklerini, yaratıldıklarını söylemektedirler.
  • YAŞ:  108-92 milyon yıllık
    DÖNEM: Kretase
    BULUNDUĞU YER: Santana Oluşumu, Ceara, Brezilya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:   

  • Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.
  • YAŞ: 50 milyon yıllık
    DÖNEM: Eosen
    BULUNDUĞU YER: Kaliningrad, Rusya
    YAŞAYAN ÖRNEKLERİ: