Darwinistlerin Endişeleri
Darwinistler beynimizde oluşan dünyanın varlığını dehşet ve endişe ile karşılıyorlar Bu gerçek 14 Ağustos 2009 tarihli Sansürsüz programında tekrar açıkça görülmüştür. Darwinistlerin dehşete kapıldıkları “beynimizdeki dünya” kavramı şudur: Göze çarpan foton, gözden beyne giden ise elektrik sinyalidir. Elektrik sinyali gözden yola çıkarak beynin görme merkezi denilen mercimek büyüklüğündeki bir alana ulaşır. Ve mercimek büyüklüğündeki bu alanda bir görüntü oluşur. Burada oluşan görüntüyü de izleyen BİR GÖZ VARDIR. İŞTE ASIL MÜKEMMEL OLAN “O” GÖZDÜR.
Kelebek Yumurtalarındaki Detay ve Renkler Yumurtalara Nasıl Bir Koruma Sağlar?
Yavruların Yumurtadan Çıkış Süresi Kelebek Türlerine Göre Değişir Birçok kelebekte yumurta dönemi birkaç hafta kadar sürmektedir. Ancak kış mevsimine yakın bırakılan yumurtalar, özellikle ılıman kuşakta bulunan bölgelerde, bir dinlenme safhasından geçerler ve yumurtadan çıkma ilkbaharda gerçekleşebilir. Diğer kelebekler yumurtalarını ilkbaharda bırakırlar ve yaz mevsiminde yumurtadan çıkarlar. Bu kelebek türleri arasında Mourning Cloak ve Büyük ve Küçük Kamplumbağa kabuğu kelebekleri gibi kuzey türleri sayılabilir.
Baykuşlar Kafalarını 270 Derece Nasıl Çevirir?
ABD'deki John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Phillippe Gailloud baykuşların bu soruna birden fazla çözüm ürettiklerini söylüyor. Baykuşlar gece avlandığı için başlarını bu şekilde çevirmek zorunda; çünkü gözleri kafatasındaki göz çukurlarında sabit durumda bulunuyor. Bu yüzden görüş alanlarını değiştirmek için başlarını hareket ettirmek zorundalar. Baykuşların boynu insan boynundan daha esnek: Onlarda 14 boyun kemiği varken bizde 7 tane var. Ama bundan ziyade baykuşun oksijenli kanı beynine taşıyış şekli etkileyici bir yaratılış mucizesi.
100 Milyon Yılık Fosil
Burma'nın Hukawng Vadisinde bulunan 100 milyon yıllık fosil yaratılışın bir başka delilidir Bilim adamları yüz milyon yıl önce ağaç reçinesine hapsolan ve amber halinde fosilleşen Kretase dönemine ait bir örümcek ile yabanarısı fosilini ortaya çıkardılar. Fosil bulgusunda yetişkin erkek örümceğin bacakları ve vücudunun bir kısmı ile ağına yakalanmış bir yabanarısı görülüyor.Bu amber fosili Kretase dönemine ait örümceğin veya yabanarısının 100 milyon yıl süresince hiçbir şekilde evrimleşmediğini ve aynı zamanda her iki canlının da günümüzdeki canlı örnekleri ile tıpatıp aynı olduklarını gösteriyor.
Uçaklar
Uçakların daha çok yakıt tasarrufu sağlayabilmesi için kuşlara benzemesi gerekmektedir Günümüz uçak yapısının iyi çalışmasına rağmen, sürtünmeyi azaltarak ve kaldırma kuvvetini artırarak yakıt tasarrufu sağlanabilmesi konusunda uçakların daha aerodinamik bir yapıya getirilebilmesi mümkün olabilir mi? Bilim adamları bunun teoride olabileceğini düşünmüş ve bir deney planlamışlar.
Bitkilerin Besin Değerini Hesaplayan Geyikler
Yaz ilerledikçe bu bitkilerin besin değerleri de gittikçe azalır. Isı düşüp yerler karla kaplanmaya başladığında en uygun besin yine likenlerdir ve bu nedenle kışlık alanlara doğru geri göç başlar. Bu canlıların bir botanikçi, bir coğrafyacı gibi düşünüp, “hangi enlemde hangi bitki ne zaman yetişiyor?”, “bu bitkinin içeriğini ne oluşturuyor?”, “kendisinin hangi besin kaynağına ihtiyacı var” ve “o bölgeye ulaşmak için hangi yöne doğru gitmesi gerekiyor?” gibi soruların cevaplarını bilmeleri imkansızdır.
Nautilus'un Sarmal Kabuğu
Eşit açılı sarmalın doğadaki varlığını gösteren en ünlü örnek, Nautilus adındaki deniz kabuklusudur. Nautilus’un kabuğu eşit açılı sarmal şekle göre büyür. Dolayısıyla bu canlının kabuğunda hacimsel bir genişleme meydana gelmesine rağmen kabuğunun şeklinde hiçbir değişiklik olmaz. Bu canlının kabuğunda gözlemlenen bu özel geometrik şeklin haricinde üzerinde durulması gereken önemli bir nokta daha vardır; kabuğa anlattığımız biçimde geometrik şeklini veren içindeki canlıdır.
Afrika Savanlarındaki Hayvanların Göçü
Yetişkinlerinin ağırlığı 7 tona kadar ulaşabilen fillerin günlük beslenme gereksinimi de çok yüksektir. Bir fil günde yaklaşık 75-150 kg yemek ve 150-300 litre su tüketir. Bu miktarlar, sürüler halinde gezen fil topluluklarının ihtiyaç duyacakları beslenme alanının çokluğunu ortaya koymaktadır. Filler, tüm yaşamları boyunca devam eden ve yüzlerce kilometre süren seyahatlerini işte bu amaçla gerçekleştirirler: Yeni beslenme alanları bulabilmek. Filler yapraklarla, ağaç kabuklarıyla, meyvelerle, otlarla ve bitkilerle beslenirler. 24 saatlik bir günün %70-90'ını ya beslenerek veya bir yemek kaynağına doğru hareket ederek geçirirler.
Arktik Yer Sincaplarının Kış Uykusu Tıp Bilimine Yön Veriyor
Kış mevsimi birçok canlı için hayatın adeta durduğu bir dönemdir. Kış boyunca çoğu bitki büyümeyi durdurur. Yaşamlarını sürdürebilmeleri için bu gerekli bir tedbirdir. Sıcakkanlı hayvanlar içinse durum daha farklıdır. Onlar bir anlamda yaşamlarını sona erdirirler. Sıcakkanlı canlılar, vücut sıcaklıklarını belli bir aralıkta tutmak zorundadırlar. Ancak vücut sıcaklığını korumak oldukça büyük bir sorundur.Çünkü memeli hayvanlar ortam sıcaklığından daha yüksek bir vücut sıcaklığına sahiptirler.
More Articles...
- Penguenlerin Vurgun Yemelerini Engelleyen Özel Dalış Tekniği
- Göz Kırpma Refleksinin Ardındaki Hikmetler
- Vücudumuz Gece İle Gündüzü Nasıl Ayırt Eder?
- Doğadaki En Dayanıklı Ambalaj: Yumurta
- Yön Bulmayı Sağlayan Optik Akış Mucizesi
- Kuşlar Kendilerini Hangi Taktiklerle Korurlar?
- Zorlu Koşullara Dayanabilen Güçlü Bitkiler
- Işık, Yaşam ve Renk
Biyomimetik
Concorde- Yunus

Yunus pruvası aynı zamanda Concorde'un tasarımcılarına da model olmuştur. "Mühendisler, havanın Concorde'un dış yüzeyinde yaptığı sürtünmeyi engellemek için yaptıkları çalışmada, yunus balığının iğ biçimindeki burnundan etkilendiler. Bu balığın kuyruk yüzgeci suyun içinde adeta bir motor görevi görüyor. Concorde'un da motorları yunustaki gibi arkaya yerleştirilmiş ve mükemmel bir sonuç elde edilmiştir."
Bilim ve Teknoloji
Kuran'ın Bilimsel Mucizesi:Mikroskobik Hayatın Varlığı
Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) yücedir. (Yasin Suresi, 36) ... daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır? (Nahl Suresi, 8)
Yukarıdaki ayetlerde, Kuran'ın indirildiği dönemde insanların bilmediği hayat formlarının olduğuna işaret edilmektedir. Nitekim mikroskobun keşfi ie birlikte insan gözünün göremediği küçüklükte yeni canlılar keşfedilmiştir. Böylece Kuran'da dikkat çekilen, bu canlıların varlığı hakkında insanlar bilgi sahibi olmaya başlamışlardır. Çıplak gözle görülemeyen ve genellikle tek bir hücreden ibaret olan mikro canlıların varlığına işaret eden diğer ayetler ise şöyledir: Devamını Oku >>> Kuran'ın Bilimsel Mucizesi:Mikroskobik Hayatın Varlığı
Virüsler

Virüsler, hücrenin en tehlikeli düşmanlarıdır
Virüslerin hücreye saldırıları son derece öldürücü, çok gelişmiş saldırı teknikleri nedeniyle de bir o kadar hayret vericidir. Virüsler, hücreyi hücrenin kendi silahı ve imkanlarıyla vururlar. Kendi kopyalarını üretmek için yaptıkları bu akıl almaz saldırı, aslında bir anlamda intihar saldırısıdır.
Yazının devamı için tıklayın
Yaşayan Fosiller
- Kanatlı Karınca
- Çekirge
- Yaban Arısı

-
Bu amberin içinde kanatlı karınca fosili bulunmaktadır. Günümüzde yaşayan kanatlı karıncalarla, milyonlarca yıl önce yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu da diğer canlılar gibi, karıncaların da evrim geçirmediklerinin delilidir.
-
FOSİL NO: AI0051 YAŞ: 25 milyon yıllık DÖNEM: Oligosen BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti YAŞAYAN ÖRNEKLERİ:

-
Resimde görülen 108 – 92 milyon yaşındaki çekirge fosilleri, çekirgelerin hep çekirge olarak var olduklarının delilidir. Milyonlarca yıldır aynı olan çekirgeler, canlıların evrimleşmediklerini, yaratıldıklarını söylemektedirler.

-
Resimde Baltık amberi içinde 50 milyon yıllık bir yaban arısı fosili görülmektedir. 50 milyon yıldır aynı olan yaban arıları, diğer tüm canlılar gibi, yaban arılarının da evrim geçirmediklerini, onları Allah'ın yarattığını göstermektedir.




















